MEMURUN MAAŞI ERİYOR! BAYRAMIN HUZUR VE BEREKET İKLİMİNE GÖLGE DÜŞMEMESİ İÇİN KAMU GÖREVLİLERİNİN EKONOMİK OLARAK RAHATLATILMASI ARTIK ERTELENEMEZ BİR ZORUNLULUKTUR
MEMURUN MAAŞI ERİYOR! BAYRAMIN HUZUR VE BEREKET İKLİMİNE GÖLGE DÜŞMEMESİ İÇİN KAMU GÖREVLİLERİNİN EKONOMİK OLARAK RAHATLATILMASI ARTIK ERTELENEMEZ BİR ZORUNLULUKTUR Ocak ayında yapılan maaş artışının üzerinden henüz iki ay geçmişken, kamu görevlilerinin alım gücü ciddi ölçüde gerilemiştir. Mevcut durumda Ocak ayı maaşına göre yaklaşık %7,94 oranında eriyen gelirler, sabit gelirli kamu çalışanlarının geçim dengesini bozmuş, ay sonunu getirmeyi dahi zorlaştırmıştır. Bugün gelinen noktada maaş artışı daha cebe girmeden etkisini kaybetmiştir.Temel tüketim kalemlerindeki sürekli fiyat artışları, kira bedellerindeki yükseliş, ulaşım giderleri, elektrik-doğalgaz faturaları ve gıda fiyatları; kamu görevlilerinin bütçesinde onarılması güç bir tahribat oluşturmuştur.Şubat ayı enflasyonunun % 2,96 olarak açıklanmasıyla birlikte, yılın henüz ilk çeyreğinde maaş artışlarının büyük ölçüde anlamını yitirdiği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu durum göstermektedir ki mevcut toplu sözleşme düzeni, yüksek enflasyon dönemlerinde kamu görevlilerini koruyacak dinamik bir mekanizma içermemektedir.Enflasyon yükselirken maaşların sabit kalması; kamu görevlisinin gelirini fiilen azaltmaktadır. Bu, görünmeyen ancak her ay hissedilen bir kayıptır. Kamu çalışanı her sabah aynı göreve gitmekte, aynı sorumluluğu taşımakta; ancak aldığı ücret her ay biraz daha küçülmektedir.Önümüzde Ramazan Bayramı bulunmaktadır. Bayram; huzurun, paylaşmanın, aile birliğinin ve toplumsal dayanışmanın sembolüdür. Ancak memur, bayrama ekonomik kaygılarla, borç hesaplarıyla, kredi kartı ekstreleriyle girmemelidir. Bayramın huzur ve bereket iklimine gölge düşmemesi için kamu görevlilerinin ekonomik olarak rahatlatılması artık ertelenemez bir zorunluluktur.Unutulmamalıdır ki kamu görevlileri; devlet hizmetinin omurgasını oluşturmaktadır. Afet ve Acil Durum olaylarindan, Eğitim sağlığa, güvenlikten adliyeye, üniversitelerden yerel hizmetlere kadar kamusal işleyişi sürdürenler sabit gelirli kamu çalışanlarıdır. Bu çalışanların ekonomik olarak zayıflatılması, yalnızca bireysel değil kurumsal ve toplumsal sonuçlar da doğuracaktır.Bu nedenle yüksek enflasyon dönemlerinde eşel-mobil sistemi bir tercih değil, gerekliliktir. Enflasyon belirli bir eşiği aştığında maaşların otomatik olarak güncellenmesi; kamu görevlilerinin alım gücünü koruyacak, gelir kaybını önleyecek ve ücret sistemine istikrar kazandıracaktır. Böyle bir düzenleme, hem çalışanı koruyacak hem de piyasada öngörülebilirliği artıracaktır.Kamu görevlilerinin emeği her ay biraz daha değersizleşemez. Alın teri enflasyona teslim edilemez. Sabit gelirli çalışanlar ekonomik dalgalanmaların yükünü tek başına taşımamalıdır. AFAD-SEN olarak; gelir kayıplarının telafisi, enflasyona karşı koruyucu mekanizmaların oluşturulması ve eşel-mobil sisteminin hayata geçirilmesi konusunda sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Kamu görevlilerinin emeğini korumak için her platformda yapıcı ve kararlı bir duruş sergilemeyi sürdüreceğiz.


Leave a comment